İnsan sinir sistemi 500.000 km uzunluğu, 25 Milyar sinir hücresi ile dev bir elektriksel donanıma sahip mükemmel bir sistemdir. Vücudumuzda fonksiyonların hepsi 1-250 µV arası çok küçük bir gerilim ortaya çıkarır. Elektromanyetik alanın vücudumuzla etkileşmesi sonucunda denge bozulmaktadır.
Geomanyetik alan büyüklüğü ile karşılaştırıldığında vücut manyetik alanlarının yerkürenin doğal manyetik alanı ile uyumlu olduğu görülmektedir. Teknolojinin bize sunduğu yaşamımızı kolaylaştıran tüm aletler (cep telefonu, bilgisayar, televizyon, elektrikli ev aletleri, uydu antenler, kablolu ve kablosuz tüm iletişim sistemleri v.s.) bu uyumu bozmaktadır. Çünkü bu aletlerin ElektroManyetik alanları, insan vücudundaki değerlerden ve doğal çevre alanlarından çok daha fazladır. Polk C, Postow E. Handbook of Biological Effects of Electromagnetic Fields, 1996; p. 1-23, 337-345, 435-533, Second Edition, CRC Press, Florida, USA.
Doku ve hücre sistemleri ile yapılan çalışmalarda düşük şiddette ElektroManyetik alanlara uzun süre maruz kalmanın; biyomoleküllerin (DNA, RNA ve protein) sentezi, hücre bölünmesi, kanser oluşumu, hücre yüzeyine ait özellikler, membrandan kalsiyum giriş-çıkışı ve bağlanması üzerine etkili olduğu gözlenmiştir. Biyokimyasal ve fizyolojik olarak yine hücre ve dokularda; hücresel solunumun azaldığı, hormonların etkilendiği, doku ve hücrelerin hormonal cevabının değiştiği, karbonhidrat, nükleik asit ve protein metabolizmasının değiştiği, yapısal değişiklikler gözlendiği, farklı antijenlere karşı immun cevabın etkilendiği gözlenmiştir . Polk C, Postow E. Handbook of Biological Effects of Electromagnetic Fields, 1996; p. 1-23, 337-345, 435-533, Second Edition, CRC Press, Florida, USA.
Melatonin, beyin epifiz bezinin pineolasit adı verilen hücrelerinden salgılanır. Biyoritmi (sirkadyan ritm) belirler ya da biyoritm üzerinde etkilidir. Pineolasit hücreleri ışığa duyarlıdır. Melatonin daima karanlıkta sentezlenir ve kana salgılanır. Arendt J. Mammalian pineal rhythms. Pineal Res Rev. 1985; 3: 161-213. Elektromanyetik dalga yoğunluğu arttıkça melatonin salgılanması azalır. Melatonin, kişiden kişiye değişse de yaklaşık olarak 23:00 ile 05:00 saatleri arasında salgılanan bir hormondur. Hormonun temel görevi vücudun biyolojik saatini koruyup ritmini ayarlamaktır. Bunun haricinde melatoninin güçlü salgılanmasının kansere karşı koruyucu etkisi vardır. Melatonin bilinen en güçlü antioksidanlardan bir tanesidir. Kana geçebilen tek melatonin pineal bezin karanlıkta salgıladığı melatonindir. Yapılan son araştırmalara göre hormonun yaşlanmayı geciktirici etkisi de vardır.
Melatoninin salgılanması biyolojik ritim için düzenleyici etki yapar. Az salgılandığında hipofiz bezinin çalışmasını bozar, stres hormonları salgılanmasını arttırır.
Elektromanyetik ışımanın beyinde melatonin hormonunu azalttığına dair güçlü bilimsel kuşkular vardır.
Doğal uyku sağlayıcı olarak tıpta kullanılabilmektedir. ElektroManyetik alanlarla etkileşim melatonin sentezini yavaşlatarak uyku düzeninin bozulmasına neden olmaktadır. Polk C, Postow E. Handbook of Biological Effects of Electromagnetic Fields, 1996; p. 1-23, 337-345, 435-533, Second Edition, CRC Press, Florida, USA.
Alzheimer hastalığının dünyada artması ile elektromanyetik kirlilik arasında sebep-sonuç ilişkisi ciddî boyutlardadır. Eğer melatoninin salgılanmasını azalttığı doğrulanırsa, Alzheimer hastalığı konusunda elektromanyetik radyasyon sanık sandalyesine oturacaktır. Prof Dr. Nevzat Tarhan
Dr.Löscher’e göre Elektromanyetik Alan ( EMA ), meme kanserini önleyici etkisi olan melatonini azaltmak yoluyla Meme kanserini arttırmaktadır. Dr.Löscher 1 mGauss ’luk bir EMA’ya maruz kalan sıçanlarda melatonin düzeyinin normal olduğunu, buna karşın daha kuvvetli bir EMA’ya maruz kalan sıçanlarda Melatonin düzeyinin azaldığını gösterdi. Sürekli EMA’lar yüksek olsalar bile sağlığa daha az zararlıdırlar. Buna karşın, periyodik EMA’lar uyku evrelerini ve kalp ritmini alt üst eder. Ne yazık ki günlük hayatta maruz kaldığımız EMA’ların çoğu periyodiktir. Science et Vic. Mayıs 1998
Meme kanserinin 1978’de melatonin eksikliğinde gelişen bir hastalık olduğunun ileri sürülmesinden sonra kanser hastalarındaki melatonin sekresyonunu belirlemek için bir çok klinik çalışma yapılmıştır. Bazı insan hücre türlerinde pineal bez ve melatoninin anti-tümör etkileri bildirilmiştir. Yakın zamanlı çalışmalarda bir serbest radikal temizleyicisi rolü olduğu da düşünülmektedir. * Cohen M, Lippman M, Chabner B. Role of pineal gland in aetiology and treatment of breast cancer.Lancet 1978; 2: 814-6. Karasek M, Fraschini F. Is there a Role for the Pineal Gland in Neoplastic Growth? In: Fraschini F, Reiter RJ eds. Role of Melatonin and Pineal Peptides in Neuroimmunomodulation. New York, Plenum Pres 1991: 243-51 *Reiter RJ, Poeggler B, Tan D-X ve ark. Antioxidant Capacity of Melatonin: a Novel Action not Requiring a Receptor. Neuroendocrinol Lett 1993; 15:103-16. 46. West RJ, Leonard JV. Familial.
Bir çok farmakolojik anti-depresan tedavi ilaçları seratonin alıcı hücreleri ( reseptör ) üzerine doğrudan etkiyle veya temel olarak epifiz bezi salgısı olan melatonin salgısını uyarır . Melatonin seviyesinin optimum düzeyde kalması insanlarda psikolojik dengeyi sağlamakta ve veya depresyon tedavisine olumlu katkılar ortaya çıkarmaktadır. Arendt J. Melatonin-a new Probe in Psychiatric Investigation. Br J Psychiatry 1989; 155: 585-90.